TSK'ya muhtıra gibi cevap!

28/4/2007 · Kategori: Yeni Asya

Umut Yavuz

Genelkurmay Başkanlığı'ndan önceki gece yapılan talihsiz açıklama bir çok cihetten büyük bir gaf ve gaflet örneği olarak tarihe geçti ne yazıkki. Son dönemlerde tavrında bir yumuşama ve demokratlaşma olduğunu düşündüğümüz silahlı kuvvetlerin aslında eski yoz ve tutucu anlayışından vazgeçemediğinin bir örneğiydi dünkü bildiri. Darbe şakşakçıları bunu bir muhtıra olarak değerlendirmekte gecikmedi tabii ki. Ancak sivil ve demokrat bir Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak ben, bu açıklamayı kendi özgür irademe, demokratik haklarıma ve bu ülkede huzur içinde yaşama hakkıma yapılmış bir hakaret ve haksızlık olarak görüyorum.
Çünkü açıklamanın üslubu, gerekçeleri ve en önemlisi de zamanlaması tam da huzur ve istikrar aradığımız bu dönemde gerginlik ve kaos ortamına anlamsız bir 'tuz biber eklemek' anlamına geliyordu.
Genelkurmay her zaman olduğu gibi sert bir 'laiklik ve irtica' vurgusu yapmıştı. Ancak bunu yaparken "irtica" diye önümüze sunduğu örnekler Türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının ekseriyetinin saf ve samimi duygularla, inançları adına irtikap ettiği bir takım masum faaliyetlerden başka şeyler değildi. Bunu kendi aklımızdan söylemiyoruz. İsterseniz dün Genelkurmay'ın sitesinden yayınlanan bildiriyi açıp bakalım. İrtica olarak bize sunulan faaliyetlere bir göz atalım. Sözgelimi: '23 Nisan kutlamaları ile aynı günde Kur'ân okuma yarışması tertip edilmiş', 22 Nisan'da çeşitli şehirlerde "çağdaş olmayan kıyafetler" giydirilmiş küçük kız çocuklarına ilahi okutulmuş (ki burada Türkiye kadınının yaklaşık yüzde 65'inin giydiği başörtüsü kastediliyor), bir okulda dinî vaaz ve söyleşi düzenlenmiş, yine bir okulda başı kapalı çocuklar ilahiler söylemiş...
Kur'ân okuma yarışması tertiplemek, ilahi söylemek, başı kapalı olmak, dinî vaaz ve söyleşi tertiplemek... İşte sayın Genelkurmay'ın "vahim" olarak nitelediği, "kaygıyla" izlediklerini belirttiği, "ülkenin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle" bir tuttuğu, aynı kefeye koyduğu faaliyetler bunlar.
Afedersiniz sayın Genelkurmay Başkanlığı ama fazla oluyorsunuz! Bu zikrettiğiniz faaliyetlerden hangisi "cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka bir amaç taşımayan" tanımınıza karşılık gelmektedir acaba çok merak ediyorum.
Aynı şekilde sayın Genelkurmay, bu ülkede laiklik ve benzeri kavramların tartışmaya açılmasına bile tahammül göstermediğini dünkü açıklamasında itiraf etmiştir. Deniliyor ki: "Bu durum TSK tarafından endişe ile izlenmektedir." Ne yani sırf TSK istedi diye bu ülkenin insanları kavramlar üzerine düşünemeyecek, bunların yeniden tanımlanmasını isteyemeyecek ve yine sırf TSK istedi diye canını sıkan bir takım uygulamaları eleştiremeyecek mi? Hani aydınlık ve bilimsel düşünce nerede kaldı acaba? Bilimsel bakış kavramları sorgulamayı ve onlara doğru tanımlamalar kazandırmayı içermiyor mu? Elinde silahla dayatmacı bir duruşa taraf olmak ne kadar "cumhuriyetin temel ilkelerine" uyuyor, lütfen söyleyiniz?
Açıklamanın sonunda da deniliyor ki: "Ne mutlu Türk'üm diyene" anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır." Dış düşmanlar yetmiyormuş gibi kendi ordumuz tarafından sanal iç düşmanlar oluşturuluyor. Bu kadar farklı etnik kökenden insanın yaşadığı Anadolu topraklarında Türklük gibi ırka ve kökene dayalı bir söyleme nasıl bu kadar vurgu yapılabilir? Bu ülkeyi Nazi Almanyası ile karıştıranlar var heralde!
Ben diyorum ki madem öyle, meclisi lağvedelim, kapısına kilit vuralım, yasama, yürütme ve yargıyı, bütün bürokrasiyi hatta hayatlarımızın ve iradelerimizin ve de inançlarımızın bütün kontrolünü TSK'ya verelim de hem onlar hem de darbe seviciler rahata kavuşsunlar.
Çünkü bu zihniyetle demokratikleşme yolunda bir arpa boyu kadar dahi yol gitmemiz imkânsız görünüyor. Yine bu tür açıklamalarla bazı kurumlar bu ülkede yaşayan "genç sivilleri rahatsız" ediyorlar. Genç siviller de bu gelişmeleri endişe ve kaygı ile izliyor!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-07-14 21:18:50
Konu: umutyavuz !!

sayın umut yavuz
sen kimsin, şanlı Türk Ordusu kim..
senin neyine güzelim orduya , silahlı kuvvetlerimize laf söylemek..senin dünya görüşün belli, yaşam şeklin belli..çokta tııııın dı yani söylediğin abidik gubidik laflar..dönemin genelkurmaybaşkanınında çok şeyindeydi bu söylediklerin..kusura bakmayacakmış..ya güzel kardeşim siz kendinizi ne sanıyorsunuz..yahu 7 cihan baş edemedi bu orduylada, sizin gibi üç beş imammı başedeceksiniz..ne bitmez tükenmez kininiz varmış, pes valla

Bağlantı » »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2008-10-17 21:18:34
Konu: tsk ya muhtıra gibi cevap

sn umut yavuz sen kendini git okut belki akıllanırsın kısa dönem paralı asker ülke miz ne halde sen nerdesin senin bahsettiğin başörtüsünü baban bile görmemiştir

Bağlantı » »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2007-09-10 18:22:26
Konu: ..

ülkeyi geriye götüren akpdir. ordu bizim ordumuzdur. bu ülkenin başörtüsü vardır, türban ne

Bağlantı » »

Yazan:bedish | Tarih: 2007-04-29 12:15:49
Konu: benim memleketim bina okur,döner döner bi daha okur!

aktörler değişse de sergilenen oyunlar değişmiyor bu memlekette...
tam herşey değişiyor artık hiç birşey eskisi gibi değil dediğimiz anda memleket neredeyse 10 yıl geriye gitti ve herkes kendini aynı şeyleri konuşurken buldu!
.....
Bu olayı akp karşıtlarının desteklemesini anlayamıyorum!Olay artık akp taraftarı olmak ya da olmamak boyutundan çoktan çıktı...Ama bazıları bu bildirinin geç bile kaldığını söyleyip,biz uyarmıştık diyorlar...Ne diyelim YAZIK...YAZIK....YAZIK!
.......
Memleketinin itibarını düşünen aklı selim, vicdan sahibi hiç bir vatandaşın şu olanlara bakıpta sevinmesi düşünülemez!
bizim kuşağa da bir darbe benzeri anı hediye etti genel kurmay !Bizim de artık çocuklarımıza anlatıcak,''memleketin yüzünü kızartıcı''bir gece yarısı sanal muhtıra anımız var...utanıyorum!

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »

Umutyavuz.com

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım